24 Eylül 2011 Cumartesi

HERŞEYE RAĞMEN



İçinden geçenleri insan herşeye rağmen söylemeli...

Herşeye rağmen insan doğru bildiğini ve içinden gelenleri söylemeli Gerçi tarih sahnesine geri dönücek olursak, içinden geçen herşeyi dürüsçe ve dosdoğru söyliyen insanların ya zindanlara atıldığını,ya sürüldüğünü ya öldürüldüğünü görürüz, ama siz yinede doğru bildiğinizi söylemekten vazgeçmeyin Olaki yine afaroz ediliceksiniz, Olaki yine belki toplum dışına itiliceksiniz, Olaki en yakınlarınız bile,bazen size yüz çeviricek Olsun,siz kendi kendinizden yüz çevirmedikten sonra isterse bütün dünya size sırtını dönsün, çünkü bi insanın kaybediceğe en büyük değer, kendi kendine olan sevgisi ve ihtimamıdır.
Sevdiğim bir yazar kısacık bir öykü anlatır, öğrencisi öğretmeniyle dertleşirken, babasını çok sevdiğini,ama bu sevgisini ona asla söyliyemediğini söyler öğretmeni derki ; hala vaktin varmı sence söylemek için öğrenci ; sizce der öğretmen ; bence hemen şimdi git ve söyle, çünkü bir gün söylemek için ikinizinde vakti olmayabilir ve yine çok sevdiğim bir yazar derki ; Eğer çok sevdiğiniz bir yakınınız ölmüşse, artık bu dünyadan ayrılmışsa, o size ölümüyle acı vermez onunla aranızda yaşanmamış,ve konuşulmadan kalmış şeyler acı verir diyor...
Bir şeyler yarım kalıyorsa,bir şeyler konuşulmazsa içinden gelenleri insan her zaman, dosdoğru söylemezse,hep ertelerse hele birde kaybetme korkusuyla ertelerse, ki,bunlar sanırım sevgilerde ve aşklarda çok yoğun yaşıyoruz.
Bir gün tamamıyla hüsran olabilir,herşeyin sonu Eğer aşktan dem dem vurucak olursak, bunu karşınızdaki insana söylediğinizde ne kaybedersiniz ki,onun sevgisinimi peki söylemediğinizde ne kaybedersiniz, söylenmeden bırakıldığında, sonunun ne olduğunu bilemezsiniz, O yüzden içinizden geçenleri sevgide olsa , nefrette olsa,mutlaka karşınızdaki insana söyleyin Hatta hiç geç kalmayın,hemen şimdi açın tlf yazın bir mektup mutlaka, çünkü bir gün söylemek istediğinizde, hem kendiniz açısından,hemde söylemek istediğiniz, insanlar için çok geç olabilir.
İçinden geçenleri insan herşeye rağmen mutlaka söylemeli...




Hayat nedir ve ne değildir?


 Hayat skor tabelası tutmak değildir.
 Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.

 Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir.
 Haftasonunda yalnız olmanız da değildir.
 Şu sıralar sevgiliniz olması değildir.
 Geçmişte sevgiliniz olması değildir,geçmişte kaç sevgiliniz olduğu
 değildir.
 Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir.
 Sizi kimin öptüğü değildir.
 Aileniz ya da onların serveti değildir. Hangi okula gittiğiniz değildir.

 Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz,
 ayakkabılarınız değildir.
 Ne çesit müzik dinlediğiniz değildir.
 Okul notlarınız değildir.
 Ne kadar akıllı olduğunuz değildir.
 Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.
 Hayat standart testlerinin belirlediği kişiliğiniz de değildir.
 Hayat bir kağıda dökülmuş hayat hikayeniz ve bu hayat hikayesini kimin
 kabul ettiği de değildir.

 AMA HAYAT:
 Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir.
 Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir.
 Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir. Dostluklarınızdır.
 Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.
 Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.
 içinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır.
 Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi
 yapmak, hayatınızı, başka insanların
 kalbine dokundurabilmektir.
 Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.
 Ve hayat bu seçimlerdir zaten.
 Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.
 Ve insanlar böyle büyürler... unutmayın;

 YAŞAMA KENDiMiZDEN NE KATARSAK,YAŞAMDAN DA ONU ALIRIZ...

Hayata baslamak...



felsefesinden süzdügü ilkeleri siraliyor.
Iste onlardan birkaçi:

* Gerçek degisim kimi eski seyleri farkli görmeye baslamaktir.
* Pencerenizin cami kirliyse disari çikip manzarayi parlatmaniz bosunadir.
* Eger siz kendinizi sevmiyorsaniz baskasi neden sevsin.
* Ana babaniz dogumunuzdan sorumludur, yasaminizdan degil.
* Eger kendinize yön ariyorsaniz yolunu kaybetmis birine sormayin.
* Dostluk, ayri olduklari zaman insanlari birlikte tutar.
* Fedakarlik çiçegin köküdür.
* Geçmisi bir kitap gibi kullanin, eviniz gibi degil.
* Birçok insan hayatinin büyük bölümünü oldugundan farkli görünebilmek için heba eder.
* Ilerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliginizdir.
* Aci, mutluluga göre daha çok sarki bestelemistir.
* Her davranisinda baskalarinin onayini arayan kimseler hayatin birçok güzelligini iskalar.
* Satihta hazine bulamazsiniz.
* Kahkaha ruhun dansidir.
* Mucize, enerjinizi korkularinizi degil rüyalariniza verdiginiz zaman baslar.
* Karsisinizdakini dinliyor musunuz, yoksa konusmak için sira mi bekliyorsunuz?
* Ikiyüzlülük sadece sahibi tarafindan görülemez.
* Hayatinizi bir para kazanma denemesi olarak kullanmayin.
* Cennete gitmenin iki yolu vardir:
1) Gerçekten öldügünüz zaman
2) Gerçekten yasadiginiz zaman
* Gerçek zenginlik vaktinizi insanlara vermektir, para karsiligi satmak degil.
* Müzigi notalarin arasindaki sessizlik yaratir.
*Mutluluk makineye benzer. Ne kadar basit olursa o kadar az bozulur.

GÜNÜMÜZ ÇELİŞKİLERİ




  • Binalarımız göğe tırmandı ama öfkemiz keskinleşti.
  • Otoyollarımız genişledi ama ufuklarımız daraldı.
  • Daha çok harcıyoruz ama daha aza sahibiz.
  • Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı.
  • Daha büyük evlerde ama daha küçük ailelerle yaşıyoruz.
  • Konforumuz arttı ama zamanımız daraldı.
  • Diplomamız bol ama sağduyumuz az.
  • Uzmanlıklar arttı ama sorunlar çoğaldı.
  • İlaçlar çoğaldı, hastalıklar arttı.
  • Sorumsuzca para harcıyoruz ama az gülüyoruz.
  • Trafikte çok hızlıyız ama çabuk parlıyoruz.
  • Akşam geç yatıyor ama sabah yorgun kalkıyoruz.
  • Az kitap okuyor, çok televizyon seyrediyoruz.
  • Varlığımızı arttırdık ama değerlerimizi yitirdik.
  • Çok konuyor ama az gönül veriyor ve bol yalan konuşuyoruz.
  • Para kazanmayı öğrendik ama yuva kurmayı beceremedik.
  • Hayata yıllar ekledik, yıllara hayat katamadık.
  • Aya kadar gidip dönmeyi biliyoruz ama komşumuza uğramak için karşıya geçmiyoruz.
  • Uzaya ulaştık ama ruhun derinliklerine gitmiyoruz.
  • Havayı temizledik ama ruhları kirlettik.
  • Atomu parçaladık, önyargıları yıkamadık.
  • Çok yaşıyor ama az çalışıyoruz.
  • Daha çok plan yapıyor ama daha az sonuç alıyoruz.
  • Acele etmeyi öğrendik ama sabırlı olmayı asla.
  • Gelirimiz arttı, karakterimiz zayıfladı.
  • Tanıdıklar çoğaldı ama dostlar eksildi.
  • Çabalar arttı ama mutluluk azaldı.
  • Bilgisayar ağları kuruyoruz, bilgi otoyolları yaratıyoruz ama kendi aramızda iletişimde zorlanıyoruz.
  • “Dünya barışı” der, silahlanırız!
  • Daha mutlu olmak için, “somurtarak” çalışırız.


Gelecegin Suçlusunu Yetistirmenin En Basit Kurallari



( Sevgili Annelere ve anne adaylarına sevgilerimle...)

  *- Daha küçükken çocuga istedigi herseyi vermeye baslayin! Bu sekilde o, herkesin onun geçimini saglamak zorunda olduguna inanacaktir.

  *- Kötü sözler söyledigi zaman gülün! Böylece o kendisinin akilli olduguna inanacaktir.

  *- Ona düsünmeyi ve beynini kullanmayi hiç ögretmeyin! 21 yasina gelince kendi kararlarini, kendisi versin diye bekleyin!

  *- Yerde biraktigi herseyi kaldirin; kitaplarini, ayakkabilarini, kiyafetlerini, onun için herseyi siz yapin ki; o bütün sorumluluklarini
  baskalarina yüklemeye alissin!

  *- Onun gözünün önünde sik sik kavga edin ki; bu sayede aile bir gün parçalanirsa çok fazla üzülmesin.

  *- Ona istedigi kadar harçlik verin ki; hiçbir zaman kendi parasini kazanmanin ne oldugunu ögrenmesin.

  *- Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili bütün arzularini yerine getirin ki; istediklerine ulasmak için çalismak gerektigini ögrenmesin.

  *- Komsulara, ögretmenlere, polislere karsi daima onun tarafini tutun ki, onlarin hepsine karsi pesin hükümleri olussun.

  *- Bütün bunlari ve benzerlerini yaparak yetistirdiginiz çocugunuz bir gün suç islerse, kendisinden özür dileyin! Ama onu felaket dolu bir hayata hazirladiginiz için kendinize
 tesekkür etmeyi ihmal etmeyin!!

  Bu belge ABD Houston Polis Müdürlügü tarafindan hazirlanmis ve kentteki
 tüm evlere ve okullara dagitilmistir.