24 Eylül 2011 Cumartesi

Gelecegin Suçlusunu Yetistirmenin En Basit Kurallari



( Sevgili Annelere ve anne adaylarına sevgilerimle...)

  *- Daha küçükken çocuga istedigi herseyi vermeye baslayin! Bu sekilde o, herkesin onun geçimini saglamak zorunda olduguna inanacaktir.

  *- Kötü sözler söyledigi zaman gülün! Böylece o kendisinin akilli olduguna inanacaktir.

  *- Ona düsünmeyi ve beynini kullanmayi hiç ögretmeyin! 21 yasina gelince kendi kararlarini, kendisi versin diye bekleyin!

  *- Yerde biraktigi herseyi kaldirin; kitaplarini, ayakkabilarini, kiyafetlerini, onun için herseyi siz yapin ki; o bütün sorumluluklarini
  baskalarina yüklemeye alissin!

  *- Onun gözünün önünde sik sik kavga edin ki; bu sayede aile bir gün parçalanirsa çok fazla üzülmesin.

  *- Ona istedigi kadar harçlik verin ki; hiçbir zaman kendi parasini kazanmanin ne oldugunu ögrenmesin.

  *- Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili bütün arzularini yerine getirin ki; istediklerine ulasmak için çalismak gerektigini ögrenmesin.

  *- Komsulara, ögretmenlere, polislere karsi daima onun tarafini tutun ki, onlarin hepsine karsi pesin hükümleri olussun.

  *- Bütün bunlari ve benzerlerini yaparak yetistirdiginiz çocugunuz bir gün suç islerse, kendisinden özür dileyin! Ama onu felaket dolu bir hayata hazirladiginiz için kendinize
 tesekkür etmeyi ihmal etmeyin!!

  Bu belge ABD Houston Polis Müdürlügü tarafindan hazirlanmis ve kentteki
 tüm evlere ve okullara dagitilmistir.



DÜRÜST CEVAPLAR



Aşağıda bir sürü soruyla karşılaşacaksınız. Bunların hepsinin odak noktası sizsiniz. Büyük bir olasılıkla şimdiye kadar bu soruları (en AZINDAN HEPSİNİ BİRDEN) KENDİNİZE SORMADINIZ. Ya böyle bir gereksinim hissetmediniz, ya da bunu yapmaktan özellikle kaçındınız. Şimdi kendinize karşı dürüst olmaya söz vermeniz gerekiyor. Yaşamınızda bir çok kez, tavır alması zor konulara yaklaştınız. Kaçamak cevaplar verdiğiniz ya da ne cevap vereceğinizi bilemediğiniz oldu. Hatta bazen konuyu değiştirdiğiniz oldu. Aşağıdaki soruları yanıtlamaya giriştiğinizde, kendinizi keşfetmeye başlayacaksınız. Soruların kapsadığı alanlar çok geniş ve bazıları pek nazik, ölüm, para, sevilen insanlar arasında seçim gibi... Elbette kesin tavırlar aldığınız anlar olacak, ama cevapları ararken, kimi zaman kendinizi şaşırttığınızı göreceksiniz. Hiçbir sorunun iyi veya kötü yargılanabilecek bir cevabı yok. Sadece dürüst ya da dürüst olmayan cevaplar olabilir ve bunun yargıcı da kendinizsiniz. Kurguyu verilen durumda gerçekten nasıl davranacağınızı, nasıl karar vereceğinizi o durumu yaşamadan bilmeniz kolay değil tabi. Ama bu kararınızı hiç olmazsa tahmin etmeye çalışmanıza engel değil. Kendinizi kurguları kafanızda yaşamak üzere bırakmalısınız. Cevaplarınız ancak bu şekilde doğallığını koruyabilir. Oyunun kurallarına uyun. Soruları olduğu gibi kabullenerek değerlendirin. Gerçekdışı kavramların (zaman yolculuğu gibi) tartışmasını yapmak yerine cevap verin. Ayrıntılara takılıp (benim çocuğum yok ki !) değinilen ana konuyu işinize geldiği gibi değiştirerek kolaya kaçmayın. Ama edilgen de kalmayın, eğer soru yeteri kadar ayrıntılı gelmiyorsa ana çizgiyi kaybetmeden verilen durumu zenginleştirin. Evet veya hayır diye cevap vermeyin. Neden evet yada neden hayır olduğunu açıklamaya çalışın. * Dr. Gregory Stock’un (The Book of Questions) kitabından yararlanılarak düzenlenmiştir.

1. Bu gece öleceğinizi bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylememiş olmanın pişmanlığını hisseder misiniz ? Peki, neden söylemediniz ?
2. Size, mutluluk dolu mükemmel bir yıl geçireceğinizi, fakat bu yılın sonunda hiçbir şey hatırlamayacağınız söyleseler razı olur musunuz ? Neden ?
 3. Günün birinde çocuğunuzun doğduğu hastanede bir yanlışlık yapıldığını ve çocukların karıştığını öğrenseniz, kendi çocuğunuzla sizin büyüttüğünüz çocuğu değiştirir misiniz ?
4. Sizce bugün bir kadın olmakmı daha iyi, bir erkek olmak mı ? Diğer cinsiyetten olmayı hiç düşündünüz mü ?
5. Bin yıl yaşamayı, çok çirkin olmak şartıyla kabul eder misiniz ?
6. Diyelim bir yolculuk sırasında, sevdiğiniz insan bir başkası ile mükemmel bir gece geçiriyor. Bir daha asla görüşmeyecekler. Sizin de bu olaydan haberiniz yok. Birinin size söylemesini ister miydiniz. Eğer bunu yapan siz olsaydınız söyler miydiniz ?
7. Hayalinizi süsleyen bir yerde bir hafta tam pansiyon, harika bir tatil için uçan bir kelebeği yakalayıp, ayaklarını ve kanatlarını koparır mıydınız ? Peki bu bir hamam böceği olsaydı ?
 8. Bir hafta sonra nükleer bir savaş olacağını öğrendiniz, ne yapardınız ?
 9. Bir yemeğe davetlisiniz ve önünüze tanımadığınız bir yemek konuyor. Tuhaf haline ve pek iştah açıcı görünmemesine rağmen tadına bakar mısınız ?
10. Bir daha ailenizi asla göremeyeceğinizi bildiğiniz halde çok sevdiğiniz insanla çok uzak bir ülkede yaşamak ister misiniz ?
11. Çok sevdiğiniz nişanlınıza bir kaza sonucu felç gelseydi, onunla yine de evlenir miydiniz, yoksa kararınızı değiştirir miydiniz ?
12. Eşinizin sizden hem daha akıllı hem de daha çekici olmasından hoşlanır mıydınız ?
13. Yıl sonunda zengin olmak şartıyla bir yıl boyunca korkunç kabuslar görmeye razı olur muydunuz ?
14. Meşhur olmak ister miydiniz ? Evet ise ne şekilde ?
15. Çok çekici ve akıllı olmak için hayatınızdan 5 yıl verir miydiniz ?
16. Yarın sabah başka birinin kimliğinde uyanma olasılığınız olsa, bunu değerlendirir miydiniz Kimi seçerdiniz ?
 17. Yakın arkadaşlarınızdan biri ressam ve başarılı olup olmayacağı hakkında ne düşündüğünüzü öğrenmek istiyor. Sizce hiç başarı şansı yok... Bunu ona söyler miydiniz ?
18. Düşünün ki Tanrı sizi çok sarsan bir şekilde bir çok kez rüyanıza girip her şeyi bırakmanızı ve Kızıldeniz’ de balıkçı olmanızı söyledi. Tepkiniz ne olurdu ?
19. Sevdiğiniz biri için yalancı şahitlik yapar mıydınız ? Örneğin bir yayaya çarptığında, direksiyonda dalga geçtiği halde, çok dikkatli kullandığını söyler miydiniz ?
20. Bir şeyi hiç yapmamış olmanız sizde o şeyi yapmak için daha çok istek uyandırıyor mu ?
 21. Yetişme tarzınızda değişiklik yapma imkanınız olsa, ne değiştirirdiniz ?
 22. Öleceğiniz anı önceden bilmek ister miydiniz ?
 23. Çok iyi anlaştığınız, güvenilir, harika bir tek dostunuz olmasını mı, yoksa mesafeli ama çok sayıda arkadaşınızın olmasını mı seçerdiniz ?
 24. Kör olmakla sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız ?
 25. Sizin için en korkunç psikolojik işkence tarzı ne olabilir ?
26. Bir hikaye ya da olayı anlatırken süsleme, ya da abartma gibi bir huyunuz var mı ? varsa Neden ?
 27. Tek başınıza sinemaya, lokantaya giderken rahatsızlık duyuyor musunuz ? Peki ya tatile gitmekten ?
28. Cenaze töreninizi nasıl hayal ediyorsunuz ? Sizin için ağlanması önemli mi ?
 29. Mal ve para varlığınızın yarısını, sizi mükemmel bir formda tutacak ve günde yalnız 1 saat uykuyla yetinmenizi sağlayacak bir ilaç için verir misiniz ?
30. En iyi dostlarınız sizden daha mı genç, yoksa daha mı yaşlı ?
31. Eviniz ve içindeki eşyalarınız yanıyor. Ailenizi, kendinizi ve köpeğinizi kurtardıktan sonra bir kez daha içeri girme şansınız var, ne kurtarırdınız ?
32. Bir akşam yemeğine, dünyada en çok kimi davet etmek isterdiniz ?
33. Cevapların dürüst olacağından emin olmak şartı ile, birine üç soru sorma hakkınız olsaydı, kime hangi soruları sorardınız ?

DEV AYNASI



Siz kucuk bir cocukken cok buyuktur buyukleriniz
Herseyi bilirler,
Herseyin ustesinden gelirler.
En guclu,
En kuvvetli,
En akilli,
En becerikli,
En basarili,
En yenilmezdirler.
Yillar once, kucuk bir cocugun limanda gordugu transatlantic
karsisinda "babamdan bile buyuk" diye dehsete dustugune tanik
olmustum. Butun cocuklar yasarlar benzer duygulari..
Hayran olurlar,
Gurur duyarlar,
Ovunurler,
Ozenirler,
Taklit ederler,
Zaman gecer, cocukluktan cikilir. Buyuklerin aslinda en buyuk
olmadigi fark edilir. Onlarin da:
ZAAFLARI,
ZAYIFLIKLARI,
BILMEDIKLERI,
BECEREMEDIKLERI,
EKSIK YANLARI,
ANLAMADIKLARI,
KORKULARI,
YENILGILERI VARDIR.
YANI KISACA INSANDIRLAR.

Bunlari farketmek, biraz icini acitir buyumus cocuklarin;
Hayal kirikligina ugratir,
Biraz ofkelendirir,
Biraz uzer,
Isyan ettirir,
Kabul etmekte zorlanilir,
OYSA ONLAR HEP AYNIDIRLAR. HIC DEGISMEMISLERDIR.
DEGISEN SIZDEKI AYNADIR. DEV AYNASI YERINI,
HERKESI OLDUGU GIBI GOSTEREN NORMAL AYNAYA BIRAKMISTIR.

***

Asik olursunuz o mukemmel biridir.
Cok basarili,
Cok yakisikli,
Cok yetenekli,
Cok enteresan,
Cok guclu,
Cok akilli,
Cok durust,
Cok merttir.
Iy? giyinir, guzel konusur.
Sizi en iyi o anlar,
Sizi en cok o sever,
Size en uygun odur.
Dunyada boyle birinin varolduguna inanamazsiniz. Daha once
tanimadiginiza yanarsiniz, Kimseyi yerine koyamazsiniz. Zaman
gecer, ask biter. Bir bakarsiniz onun da;
ZAAFLARI,
ZAYIFLIKLARI,
BILMEDIKLERI,
BECEREMEDIKLERI,
EKSIK YANLARI,
ANLAMADIKLARI,
KORKULARI,
YENILGILERI VARDIR.
YANI KISACA INSANDIR.

Yikilirsiniz,
Nefret edersiniz,
Pismanlik duyarsiniz,
Hem kendinize, hem ona kizarsiniz,
Gecip giden yillariniza yanarsiniz.
OYSA O HEP AYNIDIR. HIC DEGISMEMISTIR.
DEGISEN SIZDEKI AYNADIR. DEV AYNASI YERINI,
HERKESI OLDUGU GIBI GOSTEREN NORMAL AYNAYA BIRAKMISTIR.

***

Bir kahramana ihtiyaciniz vardir. O kahraman sizin:
Kurtulusunuz olabilir,
Modeliniz olabilir,
Sizin icin umut olabilir.
O, partinizin genel baskani olabilir,
O, isyerinizdeki genel mudurunuz olabilir,
O, inandiginiz bir davanin onderi olabilir.
O, herhangi biri olabilir.
Pesine takilirsiniz.
O, karizmatiktir,
O, vizyon sahibidir,
O, misyon sahibidir,
O, marjinaldir,
O, liderdir,
O, korkmaz,
O, yilmaz,
O, kacmaz,
O, basarir,
O, becerir,
O, yucedir.
Gun olur, devran doner. Bir bakarsiniz onun da;
ZAAFLARI,
ZAYIFLIKLARI,
BILMEDIKLERI,
BECEREMEDIKLERI,
EKSIK YANLARI,
ANLAMADIKLARI,
KORKULARI,
YENILGILERI VARDIR.
YANI KISACA INSANDIR.

Sasirirsiniz,
Inanamazsiniz,
Anlayamazsiniz,
Hos karsilayamazsiniz,
Kizarsiniz,
Boslukta kalirsiniz.
OYSA O HEP AYNIDIR. HIC DEGISMEMISTIR.
DEGISEN SIZDEKI AYNADIR. DEV AYNASI YERINI,
HERKESI OLDUGU GIBI GOSTEREN NORMAL AYNAYA BIRAKMISTIR.

***

Bu hayal kirikliklari yorar insani, bu gel gitler yipratir. En iyisi,
hic kimsenin masal kahramani olmadigini pesinen kabul etmektir. En iyisi
dev aynasini kirmaktir. Ilk ornekte bunun gerceklesmesi mumkun degildir,
ama digerleri.
Hic olmazsa, bu orneklerin cogalmasina izin vermeyebiliriz.
İnsanlar değişmezler değişen bizler ve sadece zamandır

BAŞARISIZ OLDUGUMU HİSSETTiĞİMDE

Yasam, bana bir seyler mi anlatmak istiyorsun?
Cunku...
Basarisizlik ben bir basarısizim demek degildir;
Henuz basaramadim demektir.
Basarisizlik ben hicbir sey gerceklestiremedim demek degildir;
Bir şeyler ögrendim demektir.
Basarisizlik aptallastim demek degildir;
Deneyerek yasamak için gerekli inanca sahibim demektir.
Basarisizlik umitsizlige kapildim demek degildir;
Deneme cesaretini gosterdim demektir.
Basarisizlik istediklerime sahip olamayacagim demek degildir;
Degisik tarzda bir seyler yapmaliyim demektir.
Basarisizlik ben asagiligim demek degildir;
Mukemmel değilim demektir.
Basarisizlik zamanimi bosa harcadim demek degildir;
Yeniden baslamak icin bir nedenim var demektir.
Basarisizlik vazgecmeliyim demek degildir;
Daha siki calismaliyim demektir.
Basarisizlik asla basaramayacagim demek degildir;
Daha sabirli olmaliyim demektir.
Basarisizlik benden umidini kestin demek degildir;
Bir bildigin var demektir.

John J. Maxwell 

BİR TILSIMI OLMALIDIR HAYATIN...





Bir tılsımı olmalıdır hayatın, vazgeçilmez bir öfke gibi,
zaptedilemeyen bir aşk aranışı gibi, kaptırıp kendini
şiirler yazma gibi, bir kadehi fırlatip aynalara,
gecenin büyüsünde çıldırma gibi...

Böyle bir tılsım yoksa...İsteksiz oluyorsan traşı,
bir küf bağlamışsa bütün heyecanlarını, bir şey demiyorsa
sana Güney Afrika’nin Gerillosları, bir çıplak kadın vücudu,
düşünmüyorsan en ciddi konferansta ve bir anda çalıştığın
yerden istifayi basıp çekip gitmek gelmiyorsa içinden,
bir kapı önünde tozlu bir paspas bile olamazsın...

Bu tılsımın alevlerinde çıkılır tepesine Everest’in...
Bu tılsımda yanar söner kandilleri ilk defa başbaşa
kalmış gecelerin. Bu tılsımla koklarsın ayaklarını
kucağına aldığın ilk çocuğunun... Bu tılsımda sevdiğin
evin duvarına bir resim asma vardır...

Yaşantının özündedir bu tılsım. Bir defa kayboldu mu
sahipsiz kalmıs yırtık terliklere döner saatler...
Sönen tılsımlar başka tılsımları da söndürür.
Yanan tılsımlar başka tılsımları da parlatmaya...

Bunları tatmamışsan, ayda hiç değilse üç defa dünyanın
anasını bir pula satmamışsan, kızıp vurmuyorsan
yumruğunu masaya ve bir zindan parmaklıklarına
dokunmuyorsa ellerin gölgesi ve bir de sevdiğin
kadının çıplak omuzlarına ulan o zaman niçin geldin hayata?

ÇETIN ALTAN......KOPUK KOPUK kitabindan